
Dünya üzerinde jeolojik olarak en aktif kuşaklardan birinde yer alan ülkemiz için doğa olayları sadece coğrafi birer veri değil aynı zamanda toplumsal hayatı şekillendiren en kritik gerçeklerden biridir. Yer kabuğundaki hareketlenmeler sonucunda ortaya çıkan sismik dalgalar yerleşim alanlarımız üzerinde telafisi güç etkiler bırakabilmektedir. Modern şehircilik anlayışı bu kaçınılmaz doğa olaylarıyla mücadele etmek yerine onlarla uyumlu yaşamayı ve olası riskleri minimize etmeyi hedefler. Bu hedefin en temel yapı taşı ise yapıların fiziksel dayanıklılığı kadar ekonomik olarak da güvence altına alınmasıdır. Bu aşamadaysa devletin denetiminde ve sivil bir dayanışma modeli olarak geliştirilen DASK deprem sigortası mülk sahipleri için hayati bir koruma kalkanı sunuyor.
Zorunlu Deprem Sigortasının Koruma Alanı ve Teminatları
Sarsıntıların doğrudan binalar üzerinde yarattığı yıkıcı etki dışında bu doğa olayının tetiklediği yan afetler de ciddi zararlara yol açabilir. Bu sistem sadece sarsıntı anındaki yıkılmaları değil; deprem kaynaklı yangınlar, devasa dalgalar, yer kaymaları ve patlamalar sonucunda oluşan somut hasarları da poliçe limitleri dahilinde karşılamaktadır. Bina tamamen yerle bir olmuş olsa da ya da sadece kısmi çatlaklar meydana gelse de zarar gören mülk sahipleri Doğal Afet Sigortaları Kurumu'nun sağladığı güvenceden yararlanabilirler. Ancak bilinmelidir ki bu poliçe sadece binanın kendisini korur; içerideki mobilyalar, elektronik cihazlar veya manevi kayıplar bu kapsamda değerlendirilmez.
Mülk sahiplerinin en çok merak ettiği konulardan biri binanın hangi kısımlarının güvence altında olduğudur. Sistem yapının temelinden bacasına kadar olan ana bölümlerini bütünsel olarak ele alır. Bu bağlamda geniş bir DASK sigortası kapsamı söz konusudur; binanın temelleri, ana taşıyıcı duvarları, bağımsız bölümleri birbirinden ayıran ortak duvarlar, asansörler, merdivenler, sahanlıklar, çatılar ve bacalar gibi tamamlayıcı kısımlar sigorta bedeli hesaplamasına dahil edilir. Dolayısıyla binanın statik yapısını oluşturan her bir parça poliçenin sunduğu finansal koruma kalkanı altındadır.
Hangi Yapılar Sistem Tarafından Güvence Altına Alınır?
Yasal düzenlemelere göre belediye sınırları içerisinde yer alan ve tapuya kayıtlı olan hemen her mesken bu sistemin parçasıdır. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu çerçevesinde şekillenen bu yapıda özel mülkiyete tabi konutlar öncelikli gruptadır. Ayrıca 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında olan bağımsız bölümler ve bu binaların içerisinde yer alıp büro, ticarethane veya dükkan olarak kullanılan yerler de zorunluluk kapsamındadır. Halk arasında çokça merak edilen henüz inşaatı tam bitmemiş ancak kat irtifakı kurulmuş projelerde ise kat irtifakı DASK zorunlu mu sorusunun cevabı nettir; arsa üzerinde hak sahipliği tescillenmiş ve kat irtifakı tapusu alınmış olan binalar için bu sigortayı yaptırmak mecburi kılınmıştır.
Kooperatifler aracılığıyla inşa edilen evler veya tapu tahsisi henüz tamamlanmamış ancak belirli şartları sağlayan konutlar da sistemin koruması altındadır. Tapuda vasfı hala "arsa" veya "bağ" olarak görünen ancak üzerinde bitmiş bir yapı bulunan yerler için "cins tashihi" yapılmamış olsa dahi başvuru yapılabilmektedir. Burada temel kriter yapının bir mesken niteliği taşıması ve kamuya ait olmayan özel bir mülkiyet üzerinde yükselmesidir. Devlet tarafından afet sonrası sağlanan kredilerle inşa edilen evler de bu yasal güvencenin içinde yer alır.
DASK Kapsamına Girmeyen Binalar ve İstisnalar
Sistem ne kadar geniş bir kitleyi hedeflese de belirli kriterleri karşılamayan yapılar poliçe düzenlenmesine izin vermez. Öncelikle mülkiyet yapısı gereği kamu hizmet binaları ve idari merkezler bu sigorta sistemine dahil değildir. Köy yerleşim alanlarında köy nüfusuna kayıtlı vatandaşlar tarafından inşa edilen yapılar da kapsam dışı tutulmuştur. Tamamı ticari amaçla kullanılan iş hanları, fabrikalar ve büyük sanayi tesisleri için de bu zorunluluk geçerli değildir; bu tür yapılar için genel ticari sigortaların tercih edilmesi gerekir.
Buna ek olarak mühendislik hizmeti almadan, projesiz ve denetimsiz olarak inşa edilen binalar büyük bir risk taşıdığı için sistem bunları korumaz. Binanın statik dengesini bozacak müdahalelere maruz kalmış yapılar tespit edildiği takdirde DASK kapsamına girmeyen binalar kategorisinde yer alır. Aynı şekilde ilgili belediye tarafından yıkım kararı alınmış metruk binalar veya bakımsızlığı nedeniyle kendi kendine çökme riski taşıyan yapılar da sigortalanmaz. 27 Aralık 1999 tarihinden sonra inşa edilmiş olmasına rağmen ruhsatı bulunmayan kaçak binalar ile tapu kaydı olmayan hazine arazisi üzerine kurulu gecekondular da yasal güvencenin dışındadır.
Sigorta Poliçesi Hazırlanırken İzlenen Süreçler
Bir konut için sigorta başlatmak oldukça hızlı ve dijitalleşmiş bir süreçtir. Başvuru yapacak kişinin öncelikle taşınmaza ait teknik bilgileri ve kişisel verileri hazır etmesi gerekir. Genel olarak DASK için gerekli belgeler denildiğinde; sigortalının kimlik bilgileri, adresi, cep telefonu numarası ile binanın tapu bilgileri (ada, parsel, sayfa no) ve binanın inşa yılı, yapı tarzı ile toplam metrekaresi talep edilir. Bu bilgiler, prim tutarının ve hasar anında ödenecek tazminatın doğru belirlenmesi için hayati değerdedir. Binanın brüt metrekaresinin doğru beyan edilmesi eksik sigorta mağduriyeti yaşamamak adına son derece kritiktir.
Sisteme giriş yaparken adayların kafasında oluşan DASK yaptırmak için ne gerekli sorusunun yanıtı sadece belgelerle sınırlı değildir; aynı zamanda mülkün yasal statüsünün uygunluğu da sorgulanır. Eğer bir daire tapuda iş yeri olarak geçiyor ancak konut olarak kullanılıyorsa öncelikle cins değişikliği yapılması önerilir. Süreç tamamlandığında düzenlenen DASK poliçesi bir yıllık bir geçerlilik süresine sahip olur. Bu sürenin sonunda poliçenin yenilenmesi hem yasal zorunluluğun devamı hem de korumanın kesintiye uğramaması adına ihmal edilmemelidir. Yenileme işlemlerinde genellikle indirimler uygulanarak vatandaşların sistemi sürdürmesi teşvik edilir. Ethica Sigorta DASK ile evinizi güvence altına alabilirsiniz.
Sigorta Bedelinin Belirlenmesi ve Limit Durumu
Sarsıntı sonrası ödenecek olan tazminat tutarı binanın piyasa değerine göre değil yeniden inşa edilme maliyetine göre hesaplanır. Ödenecek tazminat meskenin brüt metrekaresi ile bu birim bedelin çarpılması sonucu bulunur. Ancak bu tutar kurumun belirlediği yıllık azami teminat limitini geçemez. Eğer konutun inşa değeri bu limiti aşıyorsa mülk sahibi aradaki fark için ek olarak ihtiyari konut sigortası yaptırabilir.
Sistemin en önemli yanlarından biri de apartmanlardaki ortak alanların korunmasıdır. Ancak bireysel olarak yaptırılan DASK sigortası yaptırma işlemi sadece o dairenin mülkiyet sınırlarını kapsar. Merdiven boşlukları asansörler veya çatı gibi ortak alanların deprem hasarına karşı korunması için site veya apartman yönetiminin blok bazında toplu bir başvuru yapması gerekmektedir. Bu sayede tüm blok bütünsel olarak koruma altına alınmış olur. Aksi takdirde deprem anında daire içi hasarlar ödenirken binanın ortak alanlarındaki yıkımlar bireysel poliçelerden karşılanmayabilir.
DASK Neden Önemli?
Belirtmek gerekir ki poliçesini yaptırmayanlara nakdi bir ceza verilmez ancak bu eksiklik büyük kısıtlamaları beraberinde getirir. Elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin açtırılması tapu dairesinde alım-satım veya kiralama gibi işlemlerin yapılması için DASK poliçesi ibrazı zorunludur. Dolayısıyla sistem vatandaşları kendi güvenliği için oto-kontrol mekanizmalarıyla koruma altında tutar. Olası bir afet sonrası mağduriyet yaşamamak adına güncel bir DASK kapsamı bilgisine sahip olmak ve her yıl poliçeyi yenilemek her sorumlu mülk sahibinin önceliği olmalıdır.
Ülkemizin gerçeği olan yer sarsıntılarına karşı alınabilecek en etkili finansal önlem deprem sigortası yaptırmaktır. Bu sistem bireysel bir masraf olarak değil toplumsal bir dayanışma fonuna katkı ve kişisel bir güvence olarak görülmelidir. Yarınların ne getireceğini bilemesek de profesyonel bir DASK sigortası ile yaşam alanlarımızı koruma altına alarak kayıplarımızı minimize etmek bizim elimizdedir.